Başımızı sokacak bir gönlü bulsak kâfi.

Sevgilim, seni bilmemenin kederli gölgesi altındayım.

Belki atanırım, seni de aldırırım yanıma.

Olmasa mektubun, yazdıkların olmasa,

kim inanır seninle ayrıldığımıza..

Gece, şarkılar daha şarkı, şiirler daha şiir sanki.

Benliğimizi, bize bırakma ilahi.
Diğer Cuma’ya dek sana emanetiz.

Bir gün cennete kabul edilirsek, derdim Nihade’ye,

Ömrüm, orada bir nar ağacının altında buluşalım olur mu ?

Ben senin sesini duyunca, göğsümden bir güvercin sürüsü gökyüzüne havalanıyor.
Ben seni koklayınca, ağzımdan dalgalar fışkırıyor, oksijen güzelleşiyor.
Ben seni düşününce, küçükken kaybettiğim oyuncaklarımı önümde buluyorum.
Ben seni hayal edince, salıncakta sallanma sırası bana geliyor.
Ben senden güzel bir şeyler duyunca, bir ağzımdan on bin çeşit kelebek çıkıyor.
Ben senin güldüğünü görünce, biri getirip önüme taze çay koyuyor.
Ben senin ellerini tutunca, ülkede milli bayram ilan ediliyor, bayrak asıyorum göğsüme.
Ben seni sevince, bana ne oluyor bilmiyorum.
Melekler üzerimize konfeti döküyor, acayip bir hal alıyorum ben..

Yüreğini yoran düşünceler, Rahman’ın hoşuna gitsin.

Adı Allah’ım, adı çok güzel.

Adı Allah’ım, adı çok güzel.